Bir Ayet

Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse onun mükafatını görecektir. Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse onun cezasını görecektir.
Zilzâl, 99/7-8

Bir Hadis

Hasedden kaçının. Çünkü o, ateşin odunu yakıp tükettiği gibi bütün hayırları yer tüketir.
Ebu Dâvud

Bir Dua

"Lütfedip hidayetiyle bizi buna (bu nimete) kavuşturan Allah'a hamdolsun, Allah bizi doğru yola iletmeseydi kendiliğimizden doğru yolu bulacak değildik. Andolsun ki, Rabbimizin elcileri gerçeği getirmişlerdir."
Araf- 43

Bir Söz

Komşusu, akrabası ve arkadaşı tarafından iyi denen kimse gerçekten iyidir.
Hz. Ömer

Adın Aişe

Kategori: Örnek İnsanlar

Adın Aişe

Lakabin Siddika.
Ünvanin Ümmü'l - Mü'minin.
Hilm sahibi, büyük insan, kutlu insan Siddik, Peygamberlerden sonra gelen en büyük insan, Hz Muhammed'in (s.Aleyhisselam.) en aziz, en sadik, en yakin, en can arkadasi Hz Ebu Bekir (r.a.)'nin güzeller güzeli, biricik kizi.
Islam aleminin annesi.
Iffet ve ismet madeni.
Sen dogdugunda Ebu Bekir'in yüzünde güller acmisti.
Sen dogdugunda Ebu Bekir'in saadeti yüzündeki piriltilardan damla damla aksediyordu.
Sen dogdugunda annen Ümmü Rúman'nin yüzünde benek benek cizgiler gözlerinde iki damla yas vardi.
Sonra o kutlu sahabi, babalarin en sereflilerinden Hz Ebu Bekir (r.a), anneni teselli etti.
"Ya Ümmü Ruman!" dedi.
"Ya Ümmü Ruman, üzme tatli canini. Bu evlat benim degil mi, kiz veya erkek olmus, ne önemi var?Ben Kureys'in kötü adetlerine kurban edecek degilim kizimi."
Ne büyük bir baban vardi senin.
Ne kutlu.
Ne serefli.


Sonra annen Ümmü Ruman'nin yüzü aydinlandi birden, gözleri büyüdü.
"Ya Eba Bekir!" dedi. "Sag ol! InsALLAH onu sana layik sekilde büyütürüm."
Sen Ebu Bekir'e layik bir sekilde büyüdün.
Sen Efendimiz'e (s.Aleyhisselam.) es olacak sekilde büyüdüb.
Sen tüm Islam aleminin anasi.
Sen kutlular kutlusu.
Sen iffet ve ismet madeni.
Sen Aise-i Siddika olarak büyüdün.

Sen, nur yumagi olan bir hanenin iki kizindan biriydin.
Ablan Esma da Islam'la hayat bulmus, ebediyetin essiz incilerine sahip olmustu.
Baban Hz. Ebu Bekir'in evinde Kur'an nagmeleri cagliyordu.
Baban Kur'an'i yanik ve icli sesiyle okur; Kur'an okurken gözleri pinar pinar akardi.Sen de onu, yanaklarin iki elinin arasinda büyük bir husu icinde dinlerdin.
Kulaginda tehvid nameleri, gönlün essiz incilerle doluydu.
Daha kücüktün.
Henüz cocuk.
Bir gün arkadaslarina toplanmis "karinca" oyunu oynuyordun.
Sen en cok "karinca" oyunu ile " tahterevalli" oyununu severdin.
Oyunun en heyecanli yerinde ALLAH Rasulu (s.Aleyhisselam.) geldi.
Karincalar icinde bir de kanatli at.
Insanligin Efendisi (s.Aleyhisselam.) bu hale nazar etti.
Ve gülümsedi.
"Ya Aise!" dedi.
"Bu nedir?"
Sen hic tereddüt etmedin.
"Bu bir at," dedin.
"Hic kanatli at olur mu ?" dedi , Efendimiz (s.Aleyhisselam.).
"olmaz olur mu, ey ALLAH'in Rasulu! Haret-i Süleyman'nin atlari kanatli degil miydi ?" dedin o kivrak zekanla.
"Evet öyleydi."buyurdu RasulALLAH (s.Aleyhisselam.).
"Iste bu da öyle, Ey ALLAH'in Rasulu (s.Aleyhisselam.)" dedin.
Kevser havuzunun sahibi, nihayetsiz olan mülün seyyidi Hz.Muhammed (s.Aleyhisselam.) sendeki bu dikkat, hafiza ve kiyas kuvveti karsisinda tebessüm buyurmustu.

Ebu Talib ve Hz. Hatice vefat etmisti.
Kainatin Sultani (.s.Aleyhisselam.) Kureys icinde en büyük iki destegini ve dayanagini yitirmisti.
Kendinden ve sözlerinden habersiz birkac sefil, sevinc cigliklari atiyordu:
"Muhammed'in isi bitmistir. Onun sonu yakindir.Onun yildizi söndü. Bitisi seyredin." diyerek dolasiyordu ortalikta.
Rasulullah (s.Aleyhisselam.) Yüce Yaratici'dan destek istedi.
Acti ellerini dua dua tüllendi sözleri, gözleri ve tüm hisleri.
Sonra sen uygun görüldün Alemlerin Rabbi (c.c.) tarafindan.
Senin nikahin kiyildi göklerde Rasulullah'a.
Sen henüz kücüktün, genctin.
Ama son derece zeki, dirayetli ve bilgindin.
Sen Mü'minlerin anasi, gönüllerin sultaniydin.
Sen ilk kadin müctehit'tin..

Sen kendi dünyanda gezinirken, Rasulullah bir gün sana, "Ey Aise!" dedi.
"Ey Aise! Cebrail sana selam yolluyor!".
Kalbin bir güvercin kalbi gibi carpti.
Heyecandan neredeyse yerinden cikacakti.
"Aleykümselam!" dedin. " Ona da selam olsun. Benim göremedigimi o görür."
Hatta sen fikih ve hadis ilminde o derece derinlestin ki; bir gün Ebu Musa el.Es'ari, söyle söylemisti:"Biz, Rasulullah'in (s.Aleyhisselam.) ashabi olarak bir hadisi anlamakta güclük cektigimizde, onun anlamini Aise'ye sorar ve ondan mutlaka bir cevap alirdik."
Iman Zühri ise senin icin: " Eger Aise'nin ilmi bütün kadinlarin ilmi ile kiyaslanirsa, O'nin bilgisi agir basacaktir." diye sitayisle bahsetmisti..
Sen nazli bir sultandin.
Sen Rasulullah'i kiskanir ve O'na (s.Aleyhisselam.) nazlardin.
Öylesine icten, öylesine sevgi dolu bir aile hayatiniz vardi ki; Efendimiz (s.Aleyhisselam.),seninle sohbet etmekten ve sorularina cevap vermekten hoslanirdi.
Hicbir zaman bilmediklerine ve anlamadiklarina sormaktan cekinmezdin.
Biliyormusun Ya Aise ?
Rasulullah (s.Aleyhisselam.) seni cok severdi.
Sebepsiz degildi bu sevgi.
Lüzumsuz ,asla.
Efendimiz'e,(s.Aleyhisselam) hanimlarina arasinda yanlizca senin yanindayken Vahiy geliyordu.
Sen faziletli bir sultandin ya Aise.
Sen gül bahcesinin en güzel gülü.
Sen Efendimiz'in hem esi, hem sirdasi, hem de dostuydun

Iffet ve ismet sedefi Aise!..
Sen Sonsuzluk Nebisinden inciler aldin, her zaman, her firsatta O'na (s.Aleyhisselam.) hizmet ettin ve O'nun (s.Aleyhisselam.) mübarek sözlerini muhafaza ettin.
Yine bir keresinde ALLAH Resulü (s.Aleyhisselam.), söyle buyurmustu:
"Mutedil hareket ediniz, insanlari kendinize cekiniz, sevindirici haberler veriniz! Insanlara Cennet'i kazandiran; amelleri degil, ALLAH'in rahmetidir!"...
Ey Aise! Hadisin son kismi dikkatini cekti ve meraklandin:
"Ya Rasulullah!" dedin.
"ya Rasulullah! Sizin amelleriniz de mi sizi Cennete götürmez?"
"Götürmez" dedi Kainatin Sultani.
"Eger ALLAH'in rahmeti yetismezse, götürmez."
Dakikalarca düsündün ya Aise!
Dakikalarca boynunu büktün düsüncelere daldin.
Kim bilir neler düsündün ve kim bilir önünde ne kapilar acildir...

"Aise. Aise, su gibi duru.
Isik caglayani, yildiz yagmuru.

Bu alem icinde bir baska güzel.
Onu isiklarla süslemis ezel."
Naz makamini en cok sen kullanirdin Efendimiz'e.
En cok sen nazlanir, en cok sen sevilirdin.
Hatta bir gün Bedir Gazasi icin sefere ciktiginizda, Efendimiz seninle yaris yapmisti.
Ve yarisi Kainat'in Sultani kazanmisti da sen üzülmeyesin diye, "Ya Aise! Bu Zü'l-Mecaz'daki kosunun karsiligidir!" diye tebessüm etmisti.
Zü'l-Mecaz'da bir zaman sen kazanmistin kosuyu.
Ya da Efendimiz (s.Aleyhisselam.) öyle sanmani murad etmis ve öyle göstermisti.

Kara gökler kara bulutlarla kaplanmisti.
Medine'de münafiklarin pis soluklari kol geziyordu.
Zehirli nefesler, katran karasi kalpler..
Senin Efendimizle beraber ciktigin bir seferde ablan Esma Hatun'un verdigi gerdanligi kaybetmeni firsat bildiler.
Zehirlerini kustular, kinlerini sactilar.
Alinlari Yüce ALLAH tarafindan damgali ve gönülleri gizli sirkin yatagi zehirli münafiklar sana camur attilar ey Anam!
Tipki halis yünden olusan kumaslara dislerini batirip kemiren güveler gibi Islam'a zarar vermek icin cirpinip duran münafiklar.
Elbette Yüce ALLAH (c.c.) iffet abidesi, Mü'minlerin anasi, Efendimiz'in pak ve temiz zevcesini yani seni Ey Aise, yanliz birakmayakti.
Elbette ki, Yüce Mevlam (c.c.)senin:
"Hic dinmeyek mi hicranim benim?
Nasil da yanmada bu canim benim,
Ey yildizlar dolu maci geceler!
Istirapla dolu her anim benim!
Derdim bastan askin, öyle zaman ki,
Ancak Hak'tan olur dermanim benm."
Namelerini ve inlemelerini duyacak ve cevap verecekti.
Cünkü sen gözünü gönlünü ALLAH'a acmis, yanluz O'ndan (c.c.) yardim dilemis ve yanliz O'na (c.c.) siginmistin.
"Bu vaziyette ancak Yüce ALLAH'a siginirim.Yanliz O'nun yardimini isterim! VALLAHi, ben kendim icin de sizin icin de Ykub'un ogullari ile olan misalden baska getirecek misal bulamiyorum. Nitekim o zaman O,"Artik bana düsen güzelce sabredip katlanmaktir.Sizin, su söylediklerinize karsi yardimina siginilacak ancak ALLAH'tir..." demisti..Diyerek sigindin seni yaradan Rabbi'ne..
Müjde Ey Aise!
Müjde Ey Iffet abidesi!
Müjde Ey Mü'minlerin anasi!
Göklerin kapisi acildi.
Cebrail bembeyaz kanatlariyla yücelik aleminden yeryüzüne süzüldü.
Kainatin biricik yaradilis sebebi, ALLAH'in sevgilisi, Hz. Muhammed Mustafa (s.Aleyhisselam.) inen ayetleri tane tane okudu:
"O iftirayi cikaranlar, icinizden kücük bir gruptur.
Siz o iftirayi kendi hakkinizda fena bir sey sanmayin, bilakis o sizin icin hayirlidir.
O iftiracilara gelince, onlarin her birinin kazandigi günah nispetinde cezasi vardir.
Bu yaygaranin elebasligini yapan sahsa ise cezanin en büyügü vardir.
Siz ey mü'minler! Bu dedikoduyu daha isitir isitmez, mü'min erkekler ve mü'min kadinlar olarak birbiriniz hakkinda iyi zan besleyip, "Hasa, bu besbelli bir iftiradan baska bir sey degildir."demeniz gerekmez miydi?"
...Diye devam eden ayetler Rasulullah'in dudaklarindan döküldükce Mekke bayram ediyor, Medine Kurban kesiyordu.
Gönüllerden nur irmaklari akiyor, dillerden inciler dökülüyordu.

Ey Aise!" ALLAH'in Sevgilisi'nin (s.Aleyhisselam.) Sevgilisi.
Ey Aise! Semadan inen ayetle temize cikan iffet abidesi.
Peygamber sairi Hasan Bin Sabit, senin icin su misralari söylemisti:
"O bir su kadar duru ve bir elmas gibi ak.
Sanki cennet ufkundan caglayan billur irmak.
Odur iffet timsali, güzelligin iklimi,
Ve o essiz inciye denk tutayim ben kimi?"
Sen daha gözünü dünyaya acar acmaz irfan pinarindan su icmis.
Sen daha gözünü dünyaya acar acmaz edep incileriyle bezenmistin.
Sen daha gözünü dünyaya acar acmaz kutlular kutlusu Ebu Bekir'in hanesine bir ay parcasi gibi düsmüstün.
Bilir misin Ey Aise?
Bir gün Cebrail, yesil bir ipek kumas üzerinde senin resmini ALLAH Rasulü'ne getirmis ve söyle demisti:

"Ey ALLAH'in Rasulü! Dünya ve ahirette bu senin zevcendir"
Kutlu olsun Ey Aise!
Hem dünyada hem ahirette.
Kutlu olsun Ey Sultan!
Hem burada hem orada.
Kutlu olsun Ey SIddika!
Hem cennette hem Firdevs'te.
Kutlu olsun Ey Ümmü'l Mü'minin!...


Yüce ALLAH'a hamd olsun. Kainatin Efendisine, ve Ashabina onlarin nurlu yollarini yol edinenlere salat ve selam olsun....

-alıntı-

Gösterim: 2317