Bir Ayet

Şımarıp böbürlenmek, insanlara gösteriş yapmak ve (halkı) Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından çıkanlar (Mekke müşrikleri) gibi olmayın. Allah onların yaptıklarını kuşatıcıdır.
Enfâl, 8/47

Bir Hadis

Her insan hata eder.Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir.
Tirmizî

Bir Dua

"Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin tutturma! Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen çok esirgeyicisin, çok merhametlisin.."
Haşr- 10

Bir Söz

Vezir, padişahtan korktuğu kadar Allah’tan korksaydı melek olurdu.
Sâdi

Başımız Eşikte Olmalı

Kategori: Örnek İnsanlar

Başımız Eşikte Olmalı

Bir gun Yunus Emre Tabduk Emre'nin dergahinda iken kendinde bir sey hissetmeyince baska kapilar aramaya baslar, dergahtan ayrilir. Yolculuk yaparken iki kisi ile yoldas olur. Bunlar yolculuk yaparken yemek molalarinda bu iki kisi birini sefaatci kilarak Allah'tan yemek isterler ve ilahi bir sofra her seferinde onlerine gelir. Sira Yunus Emre'ye gelir. Yunus Emre'de soyle dua eder.

“Allahim! Bu iki kisi kimi sefaatci kilarak senden nimet istedilerse ben de ayni kisiyi sefaatci kilarak senden nimet istiyorum” der.

Aninda Ilahi sofra onlerine gelir. Yunus Emre'nin yol arkadaslari bu duruma sasirir ve sorarlar sen kimi sefaatci kildin da bu nimet onumuze geldi derler. O da kendinde bir sey gormedigi icin soyle cevap verir;

 

“Ben sizi sefaatci kildiginiz kisiyi sefaatci kilarak bu maide-i Ilahiyeyi istedim. Siz kimi sefaatci kilmistiniz.”

Onlar da “Tabduk'un halis bir muridi var. Kendinde bir sey gormuyor. O'nu sefaatci kilarak Allah'tan nimet istemistik.” derler.

Kendinde bir sey gormemek, Yunus Emre'ye haslik, halislik kazandiran durustur. Dupdurudur Yunus Emre, seffaftir. Bakildiginda Allah'i gosterir. Kendinde bir sey gormenin diger adi olan benlik o tertemiz suyu bulandiramamistir. Erimistir, su olmustur.

Evet, yapilan iyilikler, guzellikler, kemalat Allah'tandir.

Yapilan kotulukler ise nefistendir.

Yunus Emre'yi Yunus Emre yapan yaptigi tum kemalati Allah'a vermesiydi. Kendine paye vermeyisi olaylarin arkasinda Allah'i gormesindendi. Bu hal ayirmisti Yunus Emre'yi Tabduk'un dergahindan. Kendinde eksIklik gordugu hal aslinda zirvede oldugu haldir.

Iste bunu anlayan Yunus Emre, Tabduk Emre'nin kapisina kosar. Kapiyi calar, Tabduk Emre evde yoktur. Hanimi cikar ve der ki;

“Sen basini esige koy. Kendisi kordur. Buradan gecerken ayagi sana takilir. Bu kimdir der. Yunus deriz. Bizim Yunus mu derse bil ki seni affetmistir, kabul etmistir. Hemen kalk etegine saril.”

Tabduk Emre gelir, ayagi takilir. Bu kimdir der. Yunus derler. Bizim Yunus mu der ve Yunus Emre ayagina sarilir.

Iste biz de zaman zaman gunahlarla Allah'tan uzaklasiyoruz. Gunluk yasantimiz, haramin ve gunahin bu kadar burnumuzun dibine kadar gelmis olmasi ayagimizin altini daha kaygan yapiyor.

Hic gunaha girmemenin pek de mumkun olmadigi bu ortamda bize dusen ne kadar gunah isleyip Allah'tan uzaklasmis da olsak tekrar geri donup basimizi esige koyabilmeliyiz.

Bir kere gunah isledim ya da ben bir kere daldim bu gunah batakligina daha donusu olmaz mulahazalarinin bir seytan tuzagi oldugunu bilmemiz gerekiyor.

Cunku bizim; kullarindan bir kuluna

“Gel ne olursan ol yine gel;

Bin kere tovbeni bozmus olsan da yine gel.” dedirten, Tevvab (tovbeleri seven-kabul eden), Gafur (bagislamayi seven) isimlerine sahip bir Mevlamiz var.

Rahim olan Allah, israrci olanlara bagislama kapilarini acacaktir.

O yuzden basimiz gozyaslarimizin islattigi esikte olmali ve kabul edildigimizin nisani olan “Benim kulum mu” cevabini almadan o esikten basimizi kaldirmamaliyiz...

Gülsen Mutlu

Gösterim: 2135