Bir Ayet

"Küçümseyerek surat asıp insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü Allah hiçbir kibirleneni, övüngeni sevmez."
Lokman, 31/18

Bir Hadis

Mü’minin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; O’nun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur.
Müslim

Bir Dua

"Ey Rabbimiz İman ettik, öyleyse bizim günahlarımızı bağışla, bizi ateş azabından koru."
Ali İmran -l6

Bir Söz

Bizde bu aleme hiç meyil kalmamıştır. Dostların gelip bizi bulamayınca gönülleri kırık dönmeleri tek üzüntümüzdür.
Alaeddin Attar

Cuma Günü Temizlik ve Boy Abdesti

Cuma Günü Temizlik ve Boy Abdesti

     Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz: "Cum'a günü yıkanması her baliğ olan kimseye vacip
      (gibi)dir." (Sahîh-i Buhâri ve Tercemesi, Cuma Kitabı, C: 2) buyuruyorlar.

      Yine:
      "...Her yedi günde bir yıkanıp, başını ve bütün bedenini yıkamak, her müslüman üzerine bir haktır." (Sahîh i Buhâri ve Ter
      cemesi, Cuma Kitabı C: 2) buyuruyorlar.

      Cumhûr-u ulemâ'ya göre, Cum'a namazından önce gusül etmekle bu emir yerine gelip, sonra edilen gusül, Cum'a guslü olmamış olur. Sabah namazından sonra boy abdesti almak da Ebû Hanîfe -rahimehuiiâh- ve Şafiî -rahimehullâh-'a göre fazîleti elde etmeye yeterli ise de, Cum'a namazına gidecek zamana yakın olması daha iyidir.

 

      İmâm-ı Şafiî -rahimehuiiâh-:
      "Bu boy abdestini, suyu bir dinar karşılığında tedârik etmek gerekse de, seferde de, hazerde de terk etmiş değilim." demiştir. (Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi 3/14)

      "Fazîletli olan, haftada bir defa tırnakları ve bıyıkların fazla kısmını kesmek, ziyâde tüyleri gidermek ve yıkanmak suretiyle bedenin temizliğine bakmaktır. Bunlar hiç olmazsa on beş günde bir yapılmalıdır. Kırk günden fazlaya bırakılmasında özür kabul edilmez." (Büyük islâm ilmihali, Ö. Nasûhi Bilmen, s: 172)
      Sünen-i Erbaa'da rivayet edilen bir hadîsinde, Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyuruyorlar:
      "Her kim Cum'a günü eşiyle beraber olup, sonra boy abdes-ti alır, mescîde gitmeye davranıp, hutbenin öncesine yetişir ve yaya gidip, hayvana binmez ve imama yakın oturup, dinler ve hutbenin sonuna kadar lakırdı etmez veya dinlemekten başka bir işle meşgul olmaz ise, her adımına karşılık oruç ve namazı dahil olarak bir senelik sevâb ihsan edilir."

      Bazıları bu hadîsi delil gösterip, namaz kılanın helâl ve haramda gözü kalmaksızın, rahat ve sakinleşmiş bir nefisle Cumaya gidebilmesi için, eşiyle beraberlikten sonra boy abdesti alınmasının maksûd olduğunu Söylüyorlar. (Tecrîd-i Sarîh Tercemesi 3/14)
      Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem-buyuruyorlar:

      "Her baliğ olan kimseye Cum'a günü gusletmek ve imkân bulduğu takdirde hem misvaklanmak, hem de hoş koku Sürünmek vacip (gibi) dir." (Tecrîd-i Sarîh Tercemesi 3 / 9)

      Hadîs-i şerîfde emredilen gusül, misvaklanmak ve güzel koku sürünmenin üçü de cemâate bedenin hoş olmayan kokusu ile ezâ vermemek hikmetine mebnî olup, gusül, diğer ikisinden daha müekked bir müstehâp emirdir. (Tecrîd-i Sarîh Tercemesi 3/12)
      Nebiyy-i Zîşân -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimizin diğer iki hadîs-i şerîfi şöyledir:

      "Dört şey Peygamberlerin sünnetleri cümlesindendir:

      Hitan (sünnet), misvak, koku sürünmek, bir de nikâh..." (Tecrîd-i Sarîh Tercemesi, 3 / 37)
      "Taharetler dörttür: Bıyıkları kısaltmak, edep yerlerini tıraş etmek, tırnakları kesmek, bir de misvak kullanmak." (Tecrîd-i Sarîh Tercemesi 3 / 37)

      Misvak kullanmak, diğer bir ifâde ile ağız temizliği de çok önemlidir. İmâm-ı Evzâî, abdestin yarısıdır, demiştir. Misvak kullanmaya teşvik için de Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

      "Misvaklanarak kılınan namaz, misvaklanmaksızın kılınan namazdan yetmiş kat efdaldir." (Tecrîd-i Sarîh Tercemesi, 3 / 37)
      Yine temizliği tamamlayan son bir adım olarak, elbiselerin temiz ve güzel olanlarından giyilmesi tavsiye ve teşvîk edilmiştir:
      "Ey insanoğulları! Mescide her gidişinizde zînetinizi takınınız. Yeyiniz, içiniz, fakat israf etmeyiniz. Cenâb-ı Hak israf edenleri sevmez..." (A'raf 7/31)
      Peygamberimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, Mikdat bin Ma'dikerb'e:

      "Kibirlenmeyerek ye, giy, iç!.." buyurmuşlardır. (Tecrîd-i Sarın Tercemesi, 3 / 34)

      Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz hâne-i saadetten hârice çıkarken bin dirhem değerinde bir ridâ ile çıkar-lardı. Fakat namazı, dört bin dirhem kıymetinde ridâ ile kılarlardı (Tecrîd-i Sarîh Tercemesi 3 / 34)
 
Yusuf Demireşik
 

Gösterim: 2849