Bir Ayet

Şeytan, içki ve kumarla, ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyor musunuz?
Mâide, 5/91

Bir Hadis

Dul ve fakirlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden veya gündüzleri (nafile) oruç tutup, gecelerini (nafile) ibadetle geçiren kimse gibidir.
Buhârî

Bir Dua

"Rabbimiz, Sana dayandık, sana yöneldik. Dönüş sanadır."
Mümtehine-4

Bir Söz

Hazine, eziyet çekene, çalışıp çaba gösterene gözükür.
Mevlânâ

Kadir Gecesi ve Değerlendirilmesi

Kategori: Kandil Geceleri

Kadir Gecesi ve Değerlendirilmesi


Kadir Gecesinin değeri ve değerlendirilmesi konusunda sahih 
bilgiler 
var mıdır?

Sorunun cevabı için su açıklamalara girmek 
zorundayız:

1. Anlamı:

Birtakım zamanlarda mesai yapanlara, normal 
zamanların birkaç katı fazla ücret 
verilir. Bazı olayların yıldönümleri ikramiye günleridir. 
Bazı krallar tahta çıkışları ya da işbaşına 
gelince cülus bahşişi dağıtırlar. Bazan genel 
af ilân edilir ve çok büyük cezalar dahi bağışlanır.


Bazı pazar, panayır ve yerlerde 
yüzdeyüzleri çok âşan kârlar sağlanır... Bütün bunlar bizim Kadir 
Gecesi gibi zamanları 
anlamamızda sadece bir fikir verebilirler. Çünkü o gecenin sahibi 
Sanî'dir, Cevvâd'dır, 
Kerim'dir, Gaffâr'dır... O'nun hazinesi, cömertligi, keremi, bağışlaması 
başkalarınınkine 
benzemez. O, insanlara göre ne kadar büyükse, O'nun bahşişi ve affı da 
onlanrinkine 
göre o kadar büyüktür. Hazineler O'nun olduğuna göre, kime ne kadar vereceğini 
de O 
bilir. Işte Kadir Gecesi, O'nun Muhammed Ümmetine bir bahşişi, bir genel af ilanı ve bir

ikramiyesidir. Bu, ayrıca Allah (cc)'in kullarına ne kadar acıdığını ve kurtuluşlarını nasıl 
istediğini 
de gösterir.

2. Mahiyeti ya da "Kadr" ne demektir?

Arapça bir 
kelime olan 
"Kadr"; aslında güç yetirme demek olmakla beraber, hüküm, takdir, şeref, 
ululuk ve tazyik 
anlamlarına da gelir.

Hüküm anlamını düşünmekle Kadir 
Gecesine, hüküm ve takdir 
gecesi denir ki, Duhân sûresinde geçen, "Kur'ân'ı Kerim'in 
indirildiği, büyük işlerin belirlenip 
hükme bağlandığı..." söylenen gece buna işaret eder. 
Ancak Kur'ân'ı Kerim olaylara göre yirmi 
üç küsür senede indiğine göre, Kadir Gecesinde 
indirilmesi, topluca dünya semasına indirilmesi 
demektir.

Şeref ve ululuk anlamını 
taşıması, bu gecenin bin aydan daha şerefli ve daha 
büyük olduğu veya kadri kıymeti ve 
şerefi olmayan birisinin dahi o geceyi ihya etmekle şeref ve 
değere kavuşacağı içindir 
(Kurtubi, XX/131).

Tazyik anlamına gelmesi ise, o gece 
meleklerin inmesi ile 
yeryüzünde büyük bir izdiham ve daralmanın olmasındandır. Bu ayrıca, 
sonu kurtulus 
olan büyük ve şerefli olayların, büyük şiddet ve baskılar sonucu olabileceğini de 
gösterir. 
Kadir Gecesi'nde bu üç anlam da vardır ve "Kadir Gecesi" tabirinin sûrede üç yerde

tekrarlanması buna işaret ediyor olabilir.

3. Zamanı:

Cuma gününde 
"Icabet 
Saati", ameller içerisinde Allah'ın rızası, günahlar içerisinde gazabı, Kıyametin 
kopma zamanı, 
insanın nerede ve ne zaman öleceği, beş vakit namaz içerisinde "Vüstâ" 
namazı, Allah'ın 
isimleri içerisinde "Ismi Azâm"ı, kulları içerisinde salih ve veli kulu 
gizlendiği gibi Kadir 
Gecesi'nin hangi gece olduğu da gizlenmiştir.(bk. Kurtubî XX/137) 
Bunun hikmetlerinden birisi, 
insanların ona güvenip diğer zamanlarda isyana dalmamaları, 
bir diğeri de yine buna bağlı 
olarak, Kadir Gecesine tesadüf etme ümidiyle bütün bir 
Ramazanı ihya etmelerini istemek 
olabilir. Ama yine de en sağlam rivayetler onun 
Ramazan'da ve Ramazan'ın da yirmiyedinci 
gecesinde olduğuna işaret eder. Çünkü 
"Kadir" suresinde Kur'ân-ı Kerim'in Kadir Gecesinde 
indirildigi, Bakara suresinde de 
Ramazanda indirildigi bildirilir. Demek ki, Kadir Gecesi Ramazan 
içerisinde bir gecedir. 
Gerçi birçok sahabi ve büyük imam Kadir Gecesinin Bedir Savaşı günü 
olan Ramazan'ın 
onyedinci gecesi, ayrıca yirmi, yirmibir, yirmiiki... yirmidokuzuncu gecesi 
olduğunu rivayet 
etmişlerdir, ama yirmiyedinci gecedir diye rivayet edenler daha açık ve daha 
çoktur. 
Diğerlerinin rivayetlerini, o seneki Kadir Gecesi'nin o güne rastladığı şeklinde 
anlamalıdır. 
Kadir sûresinde üç defa tekrarlanan "Leyletü'1-Kadr - Kadir Gecesi" ifadesinin 
harflerinin 
toplamının yirmiyedi etmesi, kezâ aynı surede Kadir Gecesini gösteren "Hiye - o"

zâmirının surenin yirmiyedinci kelimesi olması da buna işaret ediyor olabilir. Allah 
Rasûlü'nün 
Ramazanın son on gününü itikafa girip cehd ve gayretle geçirmesi, Kadir 
Gecesinin hem o 
günlerde olduğuna, hem de kesinlikle bir geceye tahsis edilemeyeceğine 
işaret eder. Zaten 
Allah Rasûlü "Kadir gecesi bana gösterildi de sonra unutturuldu" 
buyurur.

Kadir Gecesi 
Kur'ân-ı Kerim'in indirildigi gece olduğuna göre o bir kez 
olmuş geçmiştir diye akla gelebilir. 
Ancak Kadr sûresinde, "o gece melekler iner de iner..." 
denmesi, "inmiştir" denmemesi onun 
tekerrür ettiğini gösterir. Öyleyse bunu; Kur'ân'ı Kerim 
indigi için o gece Kadir Gecesi oldu, 
şeklinde değil de, Kur'ân'i Kerim'in inmesi Kadir 
Gecesine rastladı şeklinde 
anlamalıdır.

Şah Veliyyullah'a göre ise Kadir Gecesi 
ikidir; biri bütün sene içerisinde, 
diğeri ise Ramazanın son on günü içerisinde saklıdır (Sah 
Veliyullah Dehlevi, 
Hüccetüllah'i1-Baliğa, N/55).

Kadir Gecesinin bir takım 
işaretlerinin olduğu da 
söylenmiştir. Gece, saf, sakin ve ay varmış gibi aydınlıktır. Çok 
soğuk ve çok sıcak olmayıp 
mutedildir. Sabahında güneş göz kamaştırmayıp, şekli belli 
olarak ay gibi ve soluk doğar, kızarık 
doğar (bk. Ibn Kesir, VNI/466).

4. Niçin Bin Ay?

Kadir Gecesi bin aydan 
hayırlıdır denilmesi, bin ayın onun hayrının ölçüsünü 
vermesi için değil, hayrının çok fazla 
olduğunu göstermek içindir. Çünkü "daha hayırlı" 
olunca, onun hayrının bin ayla beraber 
dahasının, yani fazlalığının da olduğu anlaşılır. 
Işte bu fazlalığın miktarını ancak Allah (cc) bilir. 
Bununla beraber "bin ay" denmesi 
konusunda bazı rivayetler de vardır. Müslümanların eski 
Israil Ogullarından bir erin bin ay 
cihad etmesine, ya da dört kişinin seksen yıl (yaklaşık bin ay 
durmadan ibadet etmelerine 
gıpta etmeleri, veya Allah Rasûlü'nün kendi ümmetinin ömürlerini 
kısa görüp bu kısa 
ömürde yeterli ahiret azığı hazırlayamayacaklarından endişe etmesi, "Bin Ay" 
denmesinin 
sebebidir. Böylece Allah (cc), Elçisi Muhammed (sav)'i ve onun ümmetini

mükafatlandırmıştır denir.(Bu rivayetler için bk. Elmalılı, VNI/5972)

5. Nasıl Değerlendirilir?

Kadir Geceşinin Muhammed (sav) ümmeti için , Arafe ve cuma da 
dahil, 
bütün gün ve gecelerden üstün olduğunu hemen herkes kabul etmiştir. Ancak Allah

Rasulü'nün kendisi için Miraç Gecesi daha üstündür (Elmalılı, VNI/5983). Öyle ise böyle 
bir 
geceyi değerlendirmenin kazancı da elbette çok büyük olacaktır. Allah Rasûlü: "Kim 
inanarak 
ve sırf Allah rızası için Kadir Gecesinde kalkarsa geçmiş günahları bağışlanır" 
(Buharî, iman, 
I/I5, Savm NI/23; Müslim, salat, N/175) buyurur. Demek ki, bu geceyi 
değerlendirmenin birinci 
şartı kalkmak, yani uyumamaktır. Kalkılıp ne yapılacağı 
konusunda bir tahsis yapılmamıştır. 
Namaz kılmak, Kur'ân okumak, dua etmek ve 
tefekkürde bulunmak sünnetle sabit olan 
şeylerdir. Allah Rasulü bunların hepsini 
yapmıştır (bk. Elmalıli, VNI/5982). Ramazanın son on 
günü gelince o geceyi ihya eder, 
çoluk-çocuğunu kaldırır ve ibadet konusunda çok gayret 
gösterirdi (Ibn Kesir, VNI/471). 
Keza, Ramazanın son on gününde itikafa girmesi de Kadir 
Gecesi'ni bulmaya ve ihya 
etmeye yönelik bir sünnettir. Bu yüzden hepsinden bir parça 
yapmak belki en güzelidir. 
Aişe (ra) validemiz Allah Rasulüne (sav) Kadir Gecesi'ne 
rastlanıldığında ne söylenmesi 
gerektiğini sormuş ve: "Allahümme inneke afüvvun tuhibbül-afve 
fa'fü-annî: Allah'ım, Sen 
çok bağışlayıcisin, afvi seversin, berii bağışla" (Müsned, VI/182) de, 
cevabını almıştır. 
Demek ki o gecede yapılacak duaların en güzeli bağışlanma isteğidir. Yatsı ve 
sabah 
namazlarını cemaatle kılmak, o geceyi ihya etmek anlamına geleceğinden asgari olarak

bunu yapmalıdır. Allah Rasulü belki de buna işaret etmek için, "Kadir Gecesi yatsı 
namazında 
cemaatte hazır bulunan ondan nasibini almıştır" buyurur (Kurtubî, XX/138). 
Bununla beraber 
Ramazanın her gecesinde yapılacak bu duanın çok büyük bir ihtimalle 
Kadir Gecesine 
rastlayacağından, kabul olması kuvvetle umulur. Bu yüzden, "ondan 
mahrum olan, çok büyük 
bir şeyden mahrum olmuştur." buyurulur (Müsned, N/230, 
N/385, 425; Ibn Kesir, VN/464). 
Ayrıca insanın bu müstesna gün ve gecelere saygısınin 
ifadesi olarak Ramazan'da diğer bütün 
günlerden daha gayretli, Kadir Gecesinde ise 
Ramazandakinden de daha gayretli olması 
gerekir. Hatta Kadir Gecesinin gündüzünü dahi 
diğer günlerden daha çok dua ve ibadetle 
geçirmek sünnet, bütün müslümanların 
sorunları için çare duasında bulunmak 
müstehaptır.(Nevevî, E1-Ezkar,163)
 
İslam Fıkıh Ansiklopedisi

Gösterim: 6204