Bir Ayet

Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.
Al-i İmran, 3/104

Bir Hadis

Resûlullah (s.a.v.)şöyle buyurmuştur: "Halka teşekkürde bulunmayan Allah'a da şükretmez."
Tirmizî

Bir Dua

"Rabbimiz, Cehennem azabını üzerimizden sav. Doğrusu onun azabı gelip geçici bir şey değildir."
Furkan- 65

Bir Söz

Aralarında yaşayabileceğin samimi arkadaşlar edin; çünkü onlar iyi günlerde gönül şenliği, kötü günlerde yardımcıdırlar.
Hz. Ömer

Duaların Makbul Olduğu Yerler

Kategori: Dua Gerçeği

Duaların Makbul Olduğu Yerler

Müslüman kimse Allah'ı anmaktan hiçbir zaman gafil olmamalı ve bulunduğu her mekanda O'nu zikretmeye çalışmalı, O'na dua etmelidir.

Bununla beraber alimler, kitaplarında bazı mekanlarda yapılan duaların daha makbul olduğunu bildiren hadisi şerifleri zikretmişlerdir. Çeşitli rivayetlerle bize ulaşan ve duaların daha fazla kabul olunduğu belirtilen mekanlardan bazıları şunlardır:

1- Beytullah'ta Yapılan Dualar

 Müslim'de kaydedilen bir rivayette, İbnu Abbâs Radıyallahu Anhümâ şunu söyler: "Sizler Kâbe'yi tavafla emrolundunuz, içine girmekle değil." Ve der ki: "Üsâme Radıyallahu Anh bana, Rasûlullah’ın Sallallahu Aleyhi ve Sellem , Beytullah'a girdiği zaman her tarafında dua ettiğini, dışarı çıkıncaya kadar namaz kılmadığını, çıkınca Beytullah'ın önünde (kapısına yakın yerde) iki rek'at kılıp: ‘Bu (Beyt), kıbledir’ dediğini haber verdi."

 

Buhârî'nin bir diğer rivayetinde şöyle denmiştir: "Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Kâbe'ye girdi. İçeride altı direk vardı. Her bir direğin yanında bir miktar durdu, dua etti, ama namaz kılmadı." [34]

* * *

Abdurrahman İbnu Safvan Radıyallahu Anh anlatıyor: "Rasûlullah’ı Aleyhissalâtu Vesselâm , ashabı ile birlikte Kâbe'den çıkarken gördüm. Beytullah'ı, kapısından Hatim'e kadar istilâm ettiler ve Beytullah'ın üzerine yanaklarını koydular. Bu sırada Rasûlullah Aleyhissalâtu Vesselâm ortalarında idi." [35]


2- Safa Tepesinde Yapılan Dualar


Ebu Hureyre Radıyallahu Anh anlatıyor: "Rasûlullah Aleyhissalâtu Vesselâm ilerledi, Mekke'ye girdi. (Doğru Beytullah'a giderek) Haceru'l Esved'e geldi, (ilk iş) onu istilâm buyurdu. Sonra Beytullah'ı (yedi şavtta) tavaf etti. (Tavaf tamamlanınca) Safâ tepesine geldi, oradan Beytullah'a baktı. Ellerini kaldırıp Allah'ı (tekbir, tehlil, tahmid ve tevhitle zikretmeye başladı. Allah'ın zikretmesini dilediğince zikretti, dua etti. Bu sırada Ensâr Radıyallahu Anhüm da onun aşağısında (aynı şekilde zikir ve duada bulunuyordu)." [36]

* * *

Abdullah İbnu Sâib anlatıyor: "Safâ ile Merve arasındaki tavaf sırasında Rasûlullah’ın Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle dua ettiğini işittim:

"Rabbimiz bize dünyada hayır ver, ahirette de hayır ver ve bizi ateş azabından koru." [37]


3- Arafat'ta Yapılan Dualar


Hz. Üsâme Radıyallahu Anh anlatıyor: "Arafat'da ben, Rasûlullah’ın Sallallahu Aleyhi ve Sellem devesinin terkisinde idim. Bir ara dua için ellerini kaldırmıştı. (O esnada) deve, Rasûlullah’ı Sallallahu Aleyhi ve Sellem eğdi. Derken yuları düştü. Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem yuları elinin biriyle tutup, diğer elini kaldırarak duasına devam etti." [38]


4- Kimsenin Olmadığı Yerlerde Yapılan Dualar


Rabiâ b. Vakkas'tan rivayete göre Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Üç yerde kulun duası geri çevrilmez:

Bir sahrada tek başına bulunup, Allah'tan başka kendisini kimsenin göremediği kişinin duası, yanında bir cemaat olarak bulunan arkadaşları kendisinden kaçtığı halde, sebat edip duran kimsenin yaptığı duâ. Bir de gecenin sonunda kalkıp ibadet ve niyazla uğraşan kimsenin duası." [39]


5- Fetih Mescidi'nde Yapılan Dualar


Câbir bin Abdullah'tan rivayete göre demiştir ki: "Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bu mescidde dua etti. Fetih Mescidi’nde Pazartesi, Salı ve Çarşamba günleri dua ederdi. Onun duasına Çarşamba günü iki namaz arasında icabet olunurdu."

Câbir diyor ki: Benim çok önemli ve ağır bir işim, durumum olunca hemen ben o saate (vakte) döner onu araştırır, o vakit içerisinde çarşamba günü o saate denk getirerek iki namaz arasında (öğle ile ikindi namazı arasında) Allah'a dua ederdim. Mutlaka o duanın kabul olunduğunu görürdüm." [40]

6- Mültezem'de Yapılan Dualar


Abdullah bin Abbas’dan Radıyallahu Anh rivayet olunduğuna göre Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:

"Rükn ile Makam arası Mültezem'dir. Herhangi bir salgına (ya da musibete) duçar olan bir kimse burada dua etmesi halinde derhal iyileşir." [41]

İbn Abbas’tan Radıyallahu Anh rivayet olunduğuna göre demiştir ki: "Mültezem denilen yer Rükn ile kapı arasında yer alır. Herhangi bir kimse orada Allah'tan bir şey istememiş olsun ki, mutlaka isteği verilir." [42]

Abdullah İbnu's-Sâib'in anlattığına göre, (yaşlanıp gözlerini kaybettiği vakit) İbnu Abbâs’a Radıyallahu anhümâ (tavaf sırasında) refakat edip, Haceru'l-Esved'i takip eden (Haceru'l-Esved ile) kapı arasındaki kısımda (mültezem) durdurmuş bu sırada İbnu Abbâs Radıyallahu Anhümâ kendisine: "Bana söylendiğine göre, Rasûlullah Aleyhissalâtu Vesselâm işte burada namaz kılarmış" demiştir. Abdullah İbnu Sâib de "evet" demiş, bunun üzerine İbnu Abbâs, kalkıp orada namaz kılmıştır." [43]


--------------------------------------------------------------------------------

[34] Kütübü Sitte Hadisleri, 1378
[35] Ebu Dâvud, Menâsik 55, (1898).
[36] Ebu Dâvud, Menâsik 46 (1872). [Muvatta, Hacc 42, (5, 374); Tirmizî, Hacc 38, (862); Nesâî, Hacc, 163 (5/235), 168 (5/237). Bu mânâda Müslim'de de gelmiştir: Hacc 147, (1218). Keza İbnu Mâce, Menâsik 84, (3074).]
[37] Ebu Dâvud, Menâsik 52, (1892).
[38] Nesâî, Hacc 202, (5, 254).
[39] Ebû Nuaym Ahbarussahabe adlı eserinde zikretmiştir.
[40] Buharî bu hadisi Edeb'ul-Müfred adlı kilabında, Ahmed b. Hanbel ise Müsned adlı eserinde sahih bir senedle rivayet etmiştir. Bezzâr da rivayet etmiştir. Ayrıca bunu Semhudi de Ahmed b. Hanbel'in Müsned'inden Hulasa adlı eserine nakletmiş ve hadis ravîlerinin güvenilir olduğunu belirtmiştir. Hepsi de Hz. Câbir Radıyallahu Anh'den rivayet etmişlerdir.
[41] Taberanî rivayet etmiştir.
[42] Said b. Mansûr ve Beyhakî rivayet etmişlerdir. Bkz Muvatta, Hacc 81, (1, 424).
[43] Ebu Dâvud, Menâsik 55; Nesâî, Hacc 133, (5, 221).

Gösterim: 14171