Bir Ayet

Ey insanlar! Kur'an size Rabbinizden bir öğüt, kalplere bir şifâ ve inananlar için yol gösterici bir rehber ve rahmet olarak geldi.
Yunus, 10/57

Bir Hadis

İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.
Buhârî

Bir Dua

"Lütfedip hidayetiyle bizi buna (bu nimete) kavuşturan Allah'a hamdolsun, Allah bizi doğru yola iletmeseydi kendiliğimizden doğru yolu bulacak değildik. Andolsun ki, Rabbimizin elcileri gerçeği getirmişlerdir."
Araf- 43

Bir Söz

Doğruluk, kalbin konuşmasıdır, yani kendisinde olanı söylemesidir.
Ebûlhasen Harakani

Zalim Hükümdar ve Sera Validemiz

Kategori: Dini Hikayeler

Zalim Hükümdar ve Sera Validemiz

Ebû Hureyre radıyallahu anh, Peygamber aleyhisselâmın şöyle buyurduğunu anlatır:

İbrahim aleyhisselâm üç yerden başka, yalan söylememiştir ki, bunlardan ikisi Allah rızâsı hakkındadır. Bunlardan biri «ben hastayım», ikincisi de «hayır, bilakis bu işi o putların büyük olanı yapmıştır» demesidir. Üçüncüsü ise, zevcesi Sâre ile beraber zalim bir hükümdarın memleketine gelmişti. Sâre, zamanının en güzel kadınlarından biri idi, ibrahim aleyhisselâm Sâre'ye dedi ki:

— Bu zalim hükümdar senin benim zevcem olduğunu anlarsa, seni benden zorla alır. Bu bakımdan, bu adam sana, benim neyim olduğunu sorduğu zaman, benim kız kardeşim olduğunu söylersin. Çünkü nasıl olsa dinde kardeşiz. Zira memlekete ikimizden başka müslüman görmüyorum.

Bu zalim hükümdarın memleketine girdikleri zaman, hükümdarın adamlarından bir kısmı Sâre'yi gördü ve zalim hükümdara gelerek:

 

— Senin memleketine ancak sana lâyık güzel bir kadın geldi, diye haber verdiler. Hükümdar da onu huzuruna getirilmesi için adam gönderdi. Sâre'yi hükümdarın huzuruna getirdiler. Bu sırada ibrahim aleyhisselâm hemen namaza durdu. Sâre, hükümdarın huzuruna girdiği vakit, hükümdar ona hemen elini uzatmaktan kendini alamadı. Fakat bunu yapar yapmaz da derhal eline felç geldi.

Bunun üzerine korkuya kapılan zalim hükümdar, Sâre'ye:

— Allah'a dua et de elim bu durumdan kurtulsun, sana bir zarar vermeyeceğim, dedi.

Sâre dua etti ve hükümdarın eli felçten kurtuldu. Fakat yine Sâre'ye el uzatmak istedi. Bu defa da zalim hükümdarın eli öncekinden daha ağır bir şekilde felce tutuldu. Yine Sâre'ye elinin kurtulması için duada bulunmasını istedi. Sâre dua etti; eli felçten kurtulunca da tekrar üçüncü defa olmak üzere Sâre'ye el uzattı. Bu defa eli evvelkilerden daha şiddetli bir şekilde felce uğradı.

Son olarak Sâre'ye:

— Allah aşkına, elimin kurtulması için Allah'a dua et, sana hiç bir zararım dokunmayacak, dedi.

Sâre de dua etti ve zalim hükümdarın eli iyileşti. Hükümdar daha sonra Sâre'yi kendisine getiren adamı huzuruna çağırttı ve:

— Sen bana insan değil, bir şeytan getirmişsin. Onu memleketimin dışına çıkar ve hizmetçi olmak üzere de Hâcer'i kendisine ver, diye emirde bulundu. Bunun üzerine Sâre zalim hükümdarın yanından çıkıp yürümeye başladı.

İbrahim aleyhisselâm zevcesi Sâre'yi görünce:

— Ne oldu? diye sordu. Sâre de:

— Hayır inşaallah, Allah günahkârın elini tuttu ve bize bir hizmetçi verdirdi, dedi.

Ebû Hureyre radıyallahu anh, bunu naklettikten sonra şöyle der:

— Ey göksuyu oğulları! işte sizin ananız bu kadındır.


(Buharî, Müslim)

Gösterim: 2820